
ALDATAN EŞ MALLARDAN PAY ALABİLİR Mİ?



Boşanma davalarında eşlerin en çok merak ettiği konulardan biri, aldatma nedeniyle boşanma halinde mal paylaşımının nasıl yapılacağıdır. Özellikle zina yapan eşin ev, araç, banka hesabı veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hak sahibi olup olmayacağı sıklıkla sorulmaktadır.
Toplumda yaygın olan kanaat, aldatan eşin boşanma sonrasında mal paylaşımından hiçbir hak elde edemeyeceği yönündedir. Ancak Türk Medeni Kanunu'nda bu konuda otomatik bir hak kaybı öngörülmemiştir. Bununla birlikte kanun koyucu, zina nedeniyle boşanmaya karar verilmesi halinde hâkime önemli bir takdir yetkisi tanımıştır.
Aldatan Tarafın Mal Paylaşımındaki Hakkı Nasıl Belirlenir?
Türk Medeni Kanunu'nun 236/2. maddesinde
"Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir." hükmü yer almaktadır. Görüleceği üzere, kanun hükmünün tatbik edilebilmesi için birtakım şartlar öngörülmüştür.
Zina Olgusu Mevcut Olmalıdır
Kanun hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere, zina yapan eşin mal paylaşımındaki hakkı kendiliğinden ortadan kalkmaz. Ancak boşanmanın zina sebebiyle gerçekleşmesi halinde mahkeme, kusurlu eşin edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Dolayısıyla "aldatan eş her hâlükârda mallardan pay alır" demek mümkün olmadığı gibi, "aldatan eş hiçbir şekilde pay alamaz" demek de doğru değildir. Bu durum, hakimin takdir yetkisi kapsamında yer almakta olup somut olayın özelliklerine ve mahkemenin değerlendirmesine göre değişiklik arz etmektedir.
Hakim Aldatan Eşin Payını Tamamen Kaldırabilir Mi?
Kanun, hâkime yalnızca indirim yapma değil, gerekli gördüğü takdirde kusurlu eşin artık değerdeki payını tamamen kaldırma yetkisi de vermiştir.
Ancak bu sonuç, her dosyada aynı şekilde ortaya çıkmaz. Söz konusu hükmün verilebilmesi için zinanın niteliği, kusurun ağırlığı, hakkaniyet ilkeleri gibi çeşitli kriterlerin değerlendirilmesi ve somut olaya uygulanabilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle bazı davalarda kusurlu eşin alacağı belirli bir oranda azaltılırken, bazı davalarda katılma alacağının tamamen kaldırılmasına karar verilebilmektedir.
Aldatan Eş Kendi Adına Kayıtlı Malları Kaybeder Mi?
Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış anlaşılmalardan biri de budur.
Zina yapan eşin kendi adına kayıtlı ev, araç veya diğer malvarlığı değerleri sırf aldatma nedeniyle diğer eşe geçmez. Türk Medeni Kanunu'nun 236/2. maddesi mülkiyet hakkını değil, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağını etkilemektedir.
Başka bir ifadeyle, aldatan eş kendi adına kayıtlı taşınmazların malikidir ve bu mülkiyet hakkı devam eder. Aldatılan eş katılma alacağı olarak, aldatan eşin rejime dahil olan mallarının yarısı üzerinde hak sahibi olacaktır. Ancak aldatan tarafın diğer eşin malvarlığı üzerinden talep edebileceği katılma alacağı azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir.
Her Aldatma Olayında Bu Hüküm Uygulanır Mı?
Aldatma vakıalarının tamamında zikredilen kanun maddesinin uygulanması mümkün değildir.
Kanunun açık düzenlemesi gereği, bu yaptırımın uygulanabilmesi için boşanmanın zina sebebine dayanması gerekir. Tarafların boşanmasının başka bir hukuki sebebe dayanması halinde, sırf sadakatsizlik vakıasının bulunması tek başına Türk Medeni Kanunu'nun 236/2. maddesinin uygulanması sonucunu doğurmayabilir.
Bu nedenle zina nedeniyle boşanma davası açılırken hem boşanma taleplerinin hem de mal rejiminin tasfiyesine ilişkin taleplerin dikkatli şekilde hazırlanması gerekir.
Nihai olarak, Türk Hukuku'nda aldatan eş, boşanma halinde mal paylaşımındaki haklarını kendiliğinden kaybetmez. Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 236/2. maddesi uyarınca, boşanmanın zina sebebiyle gerçekleşmesi halinde hâkim kusurlu eşin katılma alacağını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Özellikle yüksek değerli taşınmazların, şirket hisselerinin veya önemli malvarlığı unsurlarının bulunduğu evliliklerde, zina nedeniyle boşanmanın mal paylaşımına etkisi ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesine ilişkin taleplerin birlikte değerlendirilmesi ve sürecin uzman bir boşanma avukatı tarafından takip edilmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Sorularınız için bize her zaman ulaşabilirsiniz.
E-posta
Telefon
info@burakaltintas.com
+90 543 887 98 06
© 2025. All rights reserved.
